Türkiye Tektonik Haritası: Karasal, Gölsel, Denizsel Fasiyes Ve Alpin Kıvrımlar Nedir?

Tektonik, yerkabuğu derinliklerinde veya yüzeyinde var olan yapısal durumun özelliklerini ve zamanla değişen evrim sürecini takip eden hususu ifade etmektedir. Dünya üzerinde yaşanan deprem ve volkanik hareketler, tektonik süreci sayesinde anlaşılabilir bir duruma gelmektedir.

Türkiye Tektonik Haritası (Büyük halini görmek için haritaya tıklayınız.)
Kaynak: cografyaharita.com

Tektonik Nedir, Türleri Nelerdir, Nerelerde Kullanılır?

Yer kabuğunda meydana gelebilecek her türlü parçalanmayı, dağılmayı ve yer katmanlarının birbiriyle olan ilişkisini, durumlarını veya biçim değişim evresini inceleyen, bir yerbilimi dalıdır. Tektonik türleri üç ayrı kategori üzerinden incelenmektedir. Bu türlerden ilkin genişlemeli tektoniktir. Yer kabuğunda ya da litosfer katmanında meydana gelen gerilme veya incelme olaylarını ve ilişkilerini inceler.

İtme (büzülme) tektoniğiyse; litosfer katmanı ve yerkabuğu ilişkisinde kalınlaşan veya kısalan etkileşimleri içermektedir. İkisinin haricinde grev-kayma tektoniği, yerkabuğu ve litosfer katmanının parçalarının göreli ve yanal hareketlerle etkileşim sonucunu ilişkilendirir. Tektonik yerbilim dalı kullanım alanı olarak; tuz tektoniği, neotektonik, teknofizik, sismotektonik ve gezensel tektonik olmak üzere farklı oluşumlara ayrılmaktadır.

Karasal, Gölsel, Denizsel, Fasiyes ve Alpin Kıvrımları Nedir?

Fasiyes, yer kabuğunda meydana gelen belirli bir süreci ve depolanma ortamını yansıtan çökel yapıları ifade etmektedir. Hayvan ve bitki kalıntılarını içeren litolojik özellikli depoların tümüne de fasiyes denilmektedir. Fasiyes’in özelliklerine baktığımız zaman karasal, denizsel ve gölsel olmak üzere birkaç çeşitte bulunan, topoğrafya yapısının, eğim miktarının, çökelme ortamının, litolojik yapının, coğrafi özelliklerin ve saha kaynağının farklılık gösterdiği söylenebilir.

Fasiyeslerin kara parçaları üzerinde meydana getirdiği depolanma alanları karasallığı; okyanus ve denizlerde oluşan depolanma ise denizselliği ifade etmektedir. Gölsel depolar ise, genel yapısı ince taneli olan, kil ve çamur boyut veya taşlarının yaygın olduğu depolanma alanlarındandır. Tüm bu bilgilerin haricinde Alpin kıvrımlarıysa, mezosoik ve tersiyer değişim evreleri arasında oluşmuş orojenik oluşumları yansıtmaktadır. Alpin kıvrımları birçok dağ oluşumunu içine alan, Alp-himalaya kıvrımını temsil etmektedir.

Haber Kaynağını Görüntülemek için Tıklayın

Yazar: – Milliyet