Eğitim-Sen Haberi:
Eğitim Sen’den Basına ve Kamuoyuna / Eğitim Günlüğü 13

Sağlık emekçilerinin yaşamları pahasına bizleri  yaşatma mücadelesi ısrarla ve inatla, tüm güçlüklere rağmen devam ederken, yitirdiğimiz sağlık çalışanlarının sayısı da her geçen gün yükseltmektedir. Yaşamını yitiren ve tanı konulan yurttaş sayısının her geçen gün artmasına rağmen, alınması gereken önlemler konusunda siyasi iktidarın isteksiz tavrı da sürmektedir.

Dün (02 Nisan 2020) Cemil hocayı yıldızlara uğurladığımız sırada Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Prof.Dr. Feriha ÖZ’ü kaybettiğimiz bilgisi acımızı, hüznümüzü artırdı. Ancak, bir tek sağlık çalışanını daha yitirmemek için şimdi omuzlarımızda çok daha fazla sorumluluk ve görev var. Sağlık emekçilerinin talepleri tüm yurttaşların talepleridir ve bu genişlikle sahiplenilmesi gerekmektedir. Ancak böylesi bir yaklaşım, sorumlu kurumlar ve karar alıcıların adım atmasını hızlandırabilir. Yitirdiğimiz tüm sağlık emekçilerinin, tüm yurttaşlarımızın anısı önünde bir kez daha saygıyla eğilir, sevenlerine ve yakınlarına sabırlar dileriz. Umuyor ve diliyoruz ki, tedavi görmekte olan tüm yurttaşlarımız bir an önce sağlıklarına kavuşur. Bugünün gündemi :

  1. Okulların kapanmasından bu yana mağdur olan kesimlerin sorunlarını dile getirmeye, çözüm yollarını göstermeye çalışıyoruz. Ücretli öğretmenler ve usta öğreticilerle ilgili sendikamızın ve diğer kesimlerin yoğun çabası, sorunun gündemde kalmasına ve siyasi iktidarın adım atmasına neden olmuştu. Bugün (03 Nisan 2020) ücretli öğretmenler ve usta öğreticilere ek ders ücreti ödenmesi ile ilgili karar Resmi Gazete’de yayınlandı.

Bu karara göre, okulların kapalı olduğu dönemde ücretli öğretmenler ve usta öğreticiler ek ders görevini yapmış sayılacak ve kendilerine ödeme yapılacak. Ancak, ücretli öğretmenler ve usta öğreticilere okullar açıldığında yapılacak olan telafi eğitiminde görev verilirse, bu durumda ayrıca ücret ödenmeyecek. Telafi eğitimi yapmayanlarsa aldıkları ücreti geri ödeyecek. Alınan karar esasında, okullar açıldığında yapılacak olan telafi eğitiminin ücretinin şimdiden ödenmesinden başka bir şey değil.

Eğitim Sen olarak, okullar kapandığı günden bu yana kimsenin mağdur olmaması için önlem alınması gerektiğini ifade etmiş ilk olarak da ücretli öğretmenler ve usta öğreticilerinde “idari izinli” çalışan kapsamına alınarak, ücretli izinli sayılmasını talep etmiştik. Oysa, yapılan  sadece mağduriyeti geciktirmek oldu. Ücretli öğretmenler ve usta öğreticiler yine aynı işi yaptıkları öğretmenlerle eşit değil ve mağduriyetleri devam ediyor. Ücretli öğretmenler ve usta öğreticilerin telafi döneminde yaşamlarını nasıl sürdüreceklerini dikkate almadan karar alınmasını doğru bulmadığımızı belirtmek isteriz. Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, ücretli öğretmenler ve usta öğreticiler konusunda MEB’i gerçekçi adımlar atmaya ve arkadaşlarımızı idari izinli sayarak, ücretli izin hakkı vermeye çağırmaktadır.

  1. Uzaktan eğitimin ile beraber pek çok konuda başlayan tartışmalar süreç içerisinde gelişerek devam etmektedir. Bu tartışmaların en önemlilerinden biri de, uzaktan eğitim döneminde öğretmenlerden beklentiler ve kullanmaları istenen uzaktan eğitim araçları ile ilgili olanıdır. Öncelikle, böylesi ağır ve zor bir süreçte öğretmenlerin toplumsal dayanışmanın önemli bir unsuru olduğu, olması gerektiği düşüncemizi paylaşmak isteriz. Öğretmenler, öğrencileri başta olmak üzere gereksinimi olan tüm kesimlerle bugüne kadar dayanışma ve iletişim içerisinde olduğundan, olmayı da sürdüreceğinden kimsenin kuşku duymaması gerekmektedir. Öğretmenlerin, kendi doğallığında yaptıkları işlerin ve öğrencileri ile kurdukları iletişimin sürekli olarak raporlanmasını istemek, arkadaşlarımızın kendilerini baskı altında hissetmelerine ve sürekli olarak izlendikleri duygusuna kapılmalarına neden olmaktadır. Son olarak İzmir ve Balıkesir’den yoğun olarak gelen şikayetler, eğitim yöneticilerinin bu konuda bir kez daha dikkatinin çekilmesi gerekliliğini doğurmuştur. Bu nedenle MYK’mız, eğitim yöneticilerinin, uzaktan eğitim uygulamaları ve eğitim teknolojilerinin kullanımını öğretmenler üzerinde baskı ve kontrol aracı haline dönüştürmemeleri gerektiğini bir kez daha ifade etmektedir
  2. Öğretmenlerin istekleri dışında ve mesleki eğitimleri ile uzmanlık alanlarına uygun olmayan işlerde görevlendirilmemeleri gerektiğini ısrarla gündeme getirmemiz ve bu konuda yerel kamu yöneticilerini uyarmamıza rağmen, uygulamanın aynı şekilde devam etmekte olduğuna dair bilgiler gelmeye devam etmektedir. Öğretmenler ve okul yöneticileri şimdi de yardım paralarını dağıtmakla görevlendirilmektedir. Yönetici ve öğretmenlerden oluşan ekiplerin PTT Şubelerinden çektikleri yardım paralarını, evleri dolaşarak dağıtmaları istenmektedir. Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde, yardım paraları tüm yurttaşların hesabına doğrudan yatırmak yerine, bu paranın eğitim çalışanlarına dağıttırılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.

Kamu yöneticilerine bir kez daha sesleniyoruz; yapılan görevlendirmelerden toplumsal fayda bekleniyorsa, bunun uzmanlık alanına ve mesleki formasyona göre yapılması gerekmektedir. Ayrıca, salgının oluşturduğu riskler dikkate alındığında, çalışanların istekleri dışında görevlendirilmemeleri gerektiğinin altını bir kez daha çizmek isteriz.

  1. Özel öğrenci yurtlarında barınmakta olan öğrenciler üniversiteler kapalı olduğu için evlerine dönmek durumunda kalmıştır. Ancak, öğrenciler oluşan olağanüstü durum ve salgından kaynaklı yurtları boşaltmalarına rağmen, yurt sahipleri normal zamanlara göre ücret talep etmektedir. Konu ile İlgili kendisinden görüş istenen MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ise mevzuatı hatırlatarak, buna göre işlem yapmanın uygun olduğunu ifade etmiştir. MEB’in bu görüşü acilen değiştirmesi ve öğrenciler için mağduriyet oluşturan bu duruma müdahale etmesi gerekmektedir. Olağanüstü bir dönemde olağan dönemin işleyişini sürdürmek kamu yararı açısından doğru değildir. MYK’mız, MEB’i, öğrencilerden ücret istenmemesi, ücretini yatıranlara da yatırdıkları miktarın tamamının geri ödenmesi konularında acilen yeniden bir düzenleme yapmaya çağırmaktadır.
  2. Aylıksız izinde olan çalışanların göreve geri dönmek istemesini sadece ücret ödememek için kabul etmemeyi hukuken de, etik olarak da anlamamız ve kabul etmemiz mümkün değildir. Çorum Valiliği’nin bu taleplerin hastalıkla mücadelede zafiyet oluşturulacağından kaynaklı reddetmesini ise açıklamaya muhtaç olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz. Bir MEB çalışanının göreve başlaması nasıl bir zafiyet oluşturabilir, anlamak mümkün değil. MYK’mız illerdeki eğitim yöneticilerine, göreve dönmek isteyen MEB çalışanlarının kanuni haklarını kullanmalarına engel olmamaları hususunu hatırlatmaktadır.

Kamuoyuna Saygıyla Sunarız

 

EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU

Haber Kaynağını Görüntülemek için Tıklayın
Yazar: Gulay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir