Garip Akımı Nedir? Temsilcileri, Şairleri Ve Genel Özellikleri

Garip akımı, 1940 yıllarında şiirinin biçim yönünden serbest şiire doğru ilgi oluşması ile ortaya çıkmıştır. Garip akımında birinci yeniciler şiirde her türlü kural ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.

Garip Akımı Nedir?

Türk edebiyatında birinci yeniciler olarak adlandırılan şairler garip akımında şiirdeki her türlü kuralı ve belli kalıplara karşı çıkmışlardır. Şairler şiirde ise şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve her türlü sanatsal yaklaşımları kabul etmediler. Garip akımında süslü ve sanatlı dile karşı çıkılarak daha sade bir dil kullanılmıştır. Garip akımında temsilciler coşkulu ve söylev olmaktan uzak daha yergici bir tavır kullanılması ön plana çıkar. Bunun yanı sıra garip akımında ölçü ve uyak olmadan şairenalik duygularından uzak kalınır. Garip akımında doğallık ön plandadır.

Garip Akımının Temsilcileri, Şairleri

Türk edebiyatında garip akımının bazı temsilcileri bulunmaktadır. Garip akımının temsilcileri ise şu şekildedir;
Orhan Veli Kanık (1914- 1950): Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet ile birlikte garip akımının öncüsü olmuşlardır. Orhan Veli Kanık, şiirde ölçülere başkaldırarak serbest şiirler yazmayı hedeflemişlerdir. Ayrıca kafiyeden vazgeçilerek şairane duyguları şiirden silmeyi hedeflemişlerdir.

Oktay Rıfat Horozcu (1914- 1988): Garip akımının önemli temsilcileri arasında yer alır. Toplumsal sanat ilkesini benimseyen Oktay Rıfat Horozcu masal ve tekerlemelerden yararlanarak daha sosyal şiirler yazmışlardır.
Melih Cevdet Anday (1915- 2002): Şiirlerde toplumsal gerçeklik ele alınmıştır. İlk şiirlerde konu edilen romantizmden sıyrılarak toplumsal olaylarla ilgili şiirler yazmışlardır.

Garip Akımının Özellikleri

Garip akımı genel olarak kural ve kalıplara karşı çıkmıştır. Şiirlerde şairanelik ve mecazlı söyleyiş kabul edilmiştir. Garip akımında henüz şiirde işlenmemiş olan konular anlatılır. Garip akımında halk şiirinden faydalanılmıştır. Şiirlerde genellikle anlam ve söz oyunlarına yer verilir. Garip akımında yaşama duyulan bağlılık ve sevinç şiirleri yansımaktadır. Garip akımında konuşma dilinde sıradan konular işlenmiştir. Bu sanat anlayışında şiirde ölçü, kafiye ve dörtlük uygulamasına da karşı çıkılmıştır. Geleneğe bağlı kalan şairler Orhan Veli ve arkadaşlarının oluşturduğu bu akımı ağır şekilde eleştirmişlerdir. Özellikle şiirin ayağa düşürüldüğü belirtilmiştir.

Geleneğe bağlı olan kişiler toplumcu şiiri küçük burjuva duyarlılığını geliştirmeye çalıştıran bir devinim başlatıcı olarak görmüşlerdir. Yazın tarihçilerine göre ise Garip Akımı yeni şiirin başlangıcı sayılmıştır.

Haber Kaynağını Görüntülemek için Tıklayın

Yazar: – Milliyet