Türk Eğitim-Sen Haberi:
GENEL SEKRETER AKKAŞ; “ANKARA’DA YETKİ TÜRKİYE’DE YETKİ”

Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş, 07.01.2022 tarihinde Ankara 1 No’lu Şube’nin düzenlediği istişare toplantısına katıldı. Toplantıda, Ankara 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Çömez, şube yönetim kurulu üyeleri, üniversite iş yeri temsilcileri de hazır bulundu.

Emekli olan ve görevini devreden şube başkanlarına ve şube yönetim kurulu üyelerine plaket takdim eden ve teşekkürlerini sunan Genel Sekreter Akkaş,  “Ankara 1 No’lu Şubemizin düzenlediği eğitim ve istişare toplantısında üniversite iş yeri temsilcilerimizle bir araya geldik. Verimli bir toplantı oldu. Hedefimiz Ankara’da tüm üniversitelerde yetkili olmak. Ankara’da yetki Türkiye’de YETKİ. “ dedi.

Toplantıda bir konuşma yapan Genel Sekreter Musa Akkaş, “Türk Eğitim-Sen olarak üyelerimizden aldığımız güç ve sorumluluk ile görevimizi layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz. 1992 yılından bu tarafa eğitim çalışanlarının hak ve kazanımları noktasında verdiğimiz mücadele ile bugünlere geldik. Eğitim çalışanlarının her sorununu gündeme taşıdık. Sorunların üstesinden gelmek için gece-gündüz demeden alanlarda yer aldık.” dedi.

Genel Sekreter Akkaş sözlerini şöyle sürdürdü; “ ‘Türkiye sevdamız ekmek için kavgamız.’ ‘Bizim ilkemiz önce ülkemiz’ sloganıyla yola çıktık.  1992 yılından bu tarafa, hatta 1989 yılında Kamu Çalışanları Vakfı’nın kuruluşundan bu tarafa ilkelerimizden taviz vermeden devasa bir kuruluş haline geldik. Bugün; yolumuza inandığımız değerler, üstlendiğimiz misyonumuz doğrultusunda güçlenerek, ilkelerimizden taviz vermeden yolumuza devam ediyoruz. Bizler bugünlere birilerini ‘kandırarak, korkutarak’ değil, insanlara değer ve kıymet vererek geldik. Bizim korkak insanlara değil, cesur insanlara ihtiyacımız var. Bu anlayıştayız.  Haksızlık karşısında susmadık. Şeytan ile iş birliği yapmadık. Gerçek anlamda inandık, iman ettik. Her türlü ahlaksızlığa rağmen üye sayımızı, 15 Mayıs 2021 tarihinden bugüne 45 bine yakın arttırdık. Bu anlamda tüm teşkilat yöneticilerimizi kutluyorum. Ankara 1 No’lu Şubemiz de 434 üye yapmıştır. Başarılı bir şubemizdir. Bugün aramızda daha önceki şube yönetimlerinde görev yapan arkadaşlarımızı görüyoruz. İşte adamlık, teşkilatçılık budur. Bugüne kadar sendikamıza destek veren tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.” dedi.

Akademik ve idari personelin yaşadığı sorunlara yönelik açıklamalarda da bulunan Genel Sekreter Musa Akkaş, “Üniversiteleri önemsiyoruz. Üniversitelerimiz bilim yuvaları olmasının yanı sıra demokrasinin yeridir. Çalışanlarımızın sorunlarını biliyoruz. 6. Dönem Toplu Sözleşme Döneminde idari ve akademik personelin sorunlarını da masaya taşıdık. Tekliflerimiz oldu. Şöyle ki;

-İdari personelin ve akademik personelin nakil sorunları

-Görevde yükselme sorunları

-Üniversite yönetimlerinde keyfi uygulamalar

-Demokratik olmayan rektör atamaları

-33/a kadrosunda olup doktorasını bitirmesine rağmen ilana çıkılmadığından dolayı bekleyen çok sayıda Araştırma Görevlisinin durumu

-50/d statüsünde görev yapan araştırma görevlilerinin iş güvencesi kaygısı

-13b/4 görevlendirilmesinde yaşanan keyfilik

gibi bir çok hususu dile getirdik, getiriyoruz.

Herkes şunu bilmelidir ki; üniversitelerde yaşanan olumsuzluklar, çalışanların moral ve motivasyonlarını bozuyor. Çalışma barışı dinamitleniyor. Bu sorunların çözümü için siyasi partilerle görüşüyoruz. YÖK’e raporlarımızı sunduk” diye konuştu.

Toplu Sözleşme ile süreci ile ilgili de açıklama yapan Akkaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir toplu sözleşme dönemini daha geride bıraktık. Üzerinden 4 ay geçti ama memurlar perişan. Verilen zamlar çok yetersiz kaldı. Bunun da sorumlusu komik rakamlara imza atan Memur-Sen’dir.

Bilindiği gibi bu yıl farklı bir yöntem izlendi. Yetkili konfederasyon Başkanı’nın ‘Gelin talepleri ortaklaştırarak toplu sözleşme masasına beraber oturalım’ teklifine olumlu yanıt verdik Öncelikle şunu söylememiz gerekir ki; talepleri ortaklaştırma usulü yeni bir usul değildir. Talepleri ortaklaştırılma usulü Türkiye Kamu-Sen’in yetkili olduğu 2002 yılından 2009 yılına kadar uyguladığı bir usuldü. Bir heyet oluşturulur, üye sayılarına bakılmaksızın tüm sendikaları ziyaret ederdik. Tüm sendikaların toplu görüşme sürecine dair taleplerini, beklentilerini alır, birleştirir, işverenin karşısına tüm kamu çalışanlarının ortak gücünü yansıtırdık. 2009 yılından sonra bu usulümüzü yetkili sendikaya çağrı olarak yineledik. Çünkü Türkiye Kamu-Sen şuna inanıyordu: Toplu sözleşme masası bir sendikal rekabet zemini değildir. O masa kamu çalışanları için artı bir kazanım elde etmenin verileceği bir süreçtir.

Bu amaçla talepleri ortaklaştırma teklifine olumlu baktık ve sürecin sonunda 51 maddede talepleri ortaklaştırdık. Buna göre; 2022 yüzde 21, 2023 yüzde 17, 3+yüzde 3 refah payı 600 TL seyyanen zam, 3600 ek göstergenin hayat geçmesi, vergi dilimin yüze 15’e sabitlenmesi, yardımcı Hizmetler sınıfında çalışanların bir defaya mahsus GİH sınıfına geçirilmesi, Sözleşmeli istihdam modelinin kaldırılması, görevi başındaki memurlara da bayram ikramiyesi verilmesi yönünde taleplerimiz vardı. Toplu sözleşme masasına kamu çalışanlarına daha iyi kazanım sağlamak için oturduk. Ancak, taleplerimiz karşılık bulmayınca masadan kalktık. Tabi şunu da ifade etmemiz gerekir ki; Türkiye Kamu Sen’in iradesi sayesinde çalışanların talepleri ilk kez çatır çatır müzakere edildi. İşte tam da bu nedenle Türkiye Kamu-Sen yetkili olmak zorundadır. Kamu çalışanlarının hak kaybı yaşamaması ve daha fazla hak elde etmesi buna bağlıdır.”

Son zamanlarda temel giderlerdeki fiyat artışı ve kamu çalışanlarının ekonomik kayıplarına değinen Akkaş, “Türkiye Kamu Sen olarak, bir yıllık kayıplara karşılık EK ZAM talep ettik. Hükümet, eğitim çalışanları başta olmak üzere tüm kamu çalışanlarının ekonomik kayıplarının telafi edilmesi amacıyla gündeme getirdiğimiz EK ZAM talebimize kayıtsız kalmamalıdır. Bilindiği gibi, 15 Aralık 2021 tarihinde de Türkiye Kamu-Sen, Ankara ve tüm illerimizde “Ek zam ve refah payı vazgeçilmezidir” diyerek haklı talebini bir kez daha yüksek sesle dillendirdik. Enflasyon, büyüme, refah payı, harcamalar ve geçmiş dönemde yaşanan kayıpların telafisi gibi etkenler mutlaka değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Genel Sekreter Akkaş’ın konuşmasının ardından da Doç. Dr. Yılmaz Yeşil “Sendikal İletişim” başlığı adı altında STK’larda etkin yönetim açısından; ikna ve propaganda da konulu eğitim verildi. Soru cevap bölümü ile toplantı sona erdi.

Haber Kaynağını Görüntülemek için Tıklayın
Yazar:

Bir Yorum Yazın